Cumartesi 21.9.2019
Üye Giriş
Kullanıcı:
Şifre:
Üye Olun Şifre Hatırlatma
Livanetarim Mühendislik Facebook Sayfası Livanetarim Mühendislik Twitter Sayfası Kıbele Organik Gübre Facebook Sayfası

• Dünya Gazetesi Tarım Sektörü Haberleri
• Dünya Gazetesi Gıda Sektörü Haberleri
• TZD Genel Başkanı Yetkin "Fındıkta gelecek yıl endişesi var"
• Dünya Gazetesi Madencilik Sektörü Haberleri
• Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İle Protokol İmzalayan Bankalar
• IPARD On Üçüncü Başvuru Çağrı İlanı
Online Kullanıcı : 5
Toplam Ziyaretci : 397478
IP Adresiniz : 34.204.194.190

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞINCA 2011 YILI İÇİN YAYINLANAN GAP VE DAP İLLERİ HAYVANCILIK HİBE DESTEKLERİ UYGULAMA REHBERİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİMİZ VE MUHATAPLARIN BİLGİLENDİRİLMESİ

      Artık tarım camiasından olsun olmasın, herkesin kabul ettiği genel yargı; “Tarımsal yatırımlar, buna dair Mühendislik hizmetleri ve tarımın geneline ait bilgi kirliliğinin” had safhaya ulaştığıdır.

      Yine bilindiği üzere, son 3-4 yıldır tarıma yatırım yapacakların, yatırımcı portföyü hızla farklılaşmaktadır. Tarım, hiç olmadığı kadar, sektör dışından yatırımcı almaktadır. Bu durum, avantaj olarak kabul edilebilir olmakla beraber, sektör içindekilerin, yatırımların dışında kalmasına da sebebiyet vermektedir. Bu gelişme, bıçak sırtı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Konunun bu boyutuyla irdelenmesi, başka bir yazı konusudur.

      Bakanlığın yayınlamış olduğu rehberin, bu bıçak sırtı durumu dikkate almış olması , doğru düşünsel planlamadır. Ancak sektörün güncel sorunları, sektör içindekilerin sermaye birikimsizliği, geleneksel alışkanlıklar, desteklemelerin eşit koşullar içermesi ve hepsinden önemlisi mevcut alt yapıların, Tarımsal Mühendislik ve Hayvan Yetiştirme koşullarından çok uzak olması, faydalanıcıların kendi başlarına gerekli yasal, idari, teknik şartları yerine getirmesindeki zorluklar nedeniyle, sadece geçici bir tedbirdir ve istikrarsız sonuçlar doğurması muhtemeldir.

      Bu genel değerlendirmeden sonra, rehbere yönelik görüş ve düşüncelerimiz şöyledir:

      - DAP Bölgesinde Besi ve Kombine Irkların uygulamaya dahil edilmiş olması doğru bir planlamadır. Bu planlamanın, bundan sonraki süreçlerde de devam ettirilmesi gereklidir.

      - GAP Bölgesi için Süt Üretimi öncelikli bir planlama yapılması, kanaatimizce doğru ama eksiktir. Bize göre, bu bölge için Besi+Kombine+ Süt kombinasyonu uygulanması, ülke ve bölge için daha uygun olacaktır. Ancak, Bakanlığın bu şekilde bir planlama yapmış olması ve planlamanın en azından orta vadeli sürdürülebilirlik koşullarını da planmış olması halinde, idari ve teknik nitelikli bir tercih sonucunu düşündürür ki, bu durum tarafımızdan da saygıyla karşılanır.

      - Desteklemelerde 50 Baş alt sınır olarak belirlenmiştir. Ve projelerde fizibilite analizleri yerine ( geldisi belli olmayan), basit subjektif veriler esaslanarak, 50 Başlık alt sınırdaki yetiştiriciliklerin, yeterli olacağı peşinen kabul edilmiştir. 31 yıldır sektöre, Tarımsal Mühendislik ve Planlamacı olarak hizmet veren biri olarak, ( üstelik rehberde açıkça belirtildiği üzere ) 50 Başlık Modern bir işletmenin (yeni kurulacak ) “kar’lı” bir işletme olması, tarımsal ekonomik analiz yöntemlerinin hiç biriyle uyumlu değildir. 2010 yılı birim fiyatları ve objektif veriler ile günümüz teknik ihtiyaçlarının minimize edilmesi halinde bile, projelerin karlılık alt sınırı B.Baş Süt Hayvancılığı için, 85 Baş olarak hesaplanmıştır. Ancak, bu alt sınır mevcut işletmeler için daha uygun bir öngörü olarak konulmuş ise durum yine de tartışmaya açık olmakla beraber, mevcut işletmenin var olan değerleri üzerinden, çok iyi analiz edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması durumda sürdürülebilirlik sağlanabilir.

      - Destekleme Hibe Oranları, idari bir karar olmakla beraber, kanaatimiz oranların farklılaştırılması yerine ortalanmasının daha doğru olacağı şeklindedir. Çünkü bir tarımsal işletme deki unsurlar, zincir halkaları gibidir. Uygun inşaat ve yapım koşullarının olmadığı bir durumda, uygun sağım hane- uygun hayvan yetiştirilmesi de söz konusu değildir. Hakim düşünce, mevcut işletmelere, sağım hane ve hayvan varlığı kazandırılması ise inşaat alt yapısı ve unsurları zincirin en zayıf halkası haline gelecektir. Bu durum, işletme için risk unsuru olarak dikkate alınmalıdır.

      Diğer taraftan, modern işletme mantığı ile yola çıkıp, işletmelerin idare binası, bekçi binası, buzağı kulübeleri, çevre düzenleme ve ihatası, hayvan yatakları, hayvan kaşağıları, jeneratör, yemleme vagonu, su ısıtıcıları, gübre işleme ve pompalama sistemleri ( ki; işletmeler için en büyük sorundur ) ve özellikle hayvan takip ve tanıma sistemleri ( ki; Tarımsal Yazılım Programları kapsamında yer alan diğer unsurlar, muallakta kalmıştır. Oysa artık, modern yani entansif işletmelerin olmazsa olmazı, Süt ve Sürü Kontrol Sistemi, İşletme Takip ve Kontrol Sistemi ve Rasyon Programlarıdır ), etüt-proje ve tarımsal mühendislik-danışmanlık hizmetleri, destekleme kapsamı dışında bırakılmıştır. Tüm bu unsurların, proje İnşaat bütçesi içerisindeki yeri, % 25-40, Makine Ekipman bütçesi içerisindeki yeri % 10- 15 düzeyindedir. Toplam proje bütçesinde ise bu oran % 15 düzeyindedir. Yani bu kalemlerin, desteklenmeyecek kalemler olması nedeniyle, destekleme oranları, reel değerler üzerinden toplam giderlerin % 85’nin ortalama %36-37’si gibi sonuçlanacaktır. Örnekleyecek olursak; Yeni kurulacak, 100 Başlık Süt Sığırı İşletmesinin optimal koşullarda, 2010 yılı bütçe değeri yaklaşık, 2.250.000.- TL dir. Rehber gereği, desteklemeye esas tutarı ise yaklaşık 1.912.500.- TL olacak, toplam hibe tutarı ise yaklaşık 700.000.- TL olacaktır. Kalan 1.550.000.- TL tutar, öz kaynak veya banka kredisi şeklinde gerçekleşecektir.

      - Rehberde yer alan Hakediş ve ödeme sistemi, mevcut ve yeni yatırımcılar açısından, mevcutlar lehine bir düzenleme getirmiştir. Rehber, mevcut işletmelere ikili veya ayrı ayrı hakediş ve tek kalemli işlerde tek hakediş öngörmekte, yeni kurulacak işletmelere ise ayrı ayrı hakedişler yapılsa bile, iş sonunda tek ödeme öngörmektedir. Yukarıdaki 100 Başlık Süt İşletmesi örneğine göre, yatırımcı yaklaşık 2.250.000 TL lik yatırımı gerçekleştirdikten sonra 700.000.- TL civarında bir hibe ödemesi alacaktır. Bu durum, hakediş tanımına ve yatırımların doğasına aykırıdır. Ayrıca desteklemenin cazibesini ve dışarıdan gelen yatırımcıların motivasyonu azalacaktır. Burada, mevcut atıl veya kapalı işletmelerin, faaliyete geçirilmesinin öncelenmesi gibi bir mantık güdülmüş olabilir. Ancak bizim tecrübemiz, atıl veya kapalı işletmenin neden atıl ve kapalı olduğunun, analizi yapılmadan, düz mantıkla o işletmelerin ayrıcalıklı kılınmasının, bir fayda getirmeyeceği yönündedir. Eğer işletme tüm teknik, işletmecilik anlayışı ve fiziksel alt yapıları doğru planlanmış olsaydı atıl veya kapalı kalmazdı. Mücbir nedenler, beklenmeyen gelişmeler veya tüm tedbirlere rağmen, genel ekonomik gelişmeler nedeniyle sermaye sorunları veya güvenlik sorunları vb. kabul edilebilir şartlardan dolayı, atıl veya kapalı olan işletmelerin, geri kazanılması söz konusu olursa, rehberin mantığı doğru bir mantık olur. Ancak, bu sorunların dışındaki işletmelerin desteklenmesi, kısa süre sonra işletmelerin aynı şekilde atıl ve kapalı kalması ile sonuçlanacaktır.

      - Rehber, TC Ziraat Bankası kaynaklı sübvansiyonlu kredi kullanımının mümkün olduğunu vurgulamıştır. Bu son derece doğru ve takdir edilecek bir karardır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, banka kredisinin tutarlarının rehberde açık edilmemesidir. Kanaatimiz, kamu maliyesi açısından, kullanılabilecek sübvansiyonlu kredi tutarının, hibelerden sonra kalan kısmıyla ilgilidir. Yani, proje bütçesinin hibe ile karşılanan tutarından artan kısmın, sübvansiyonlu krediye esas olacağıdır. Elbette burada dikkat edilmesi gereken ayrıntı, sübvansiyonlu kredi tutarlarının % 25 inin öz kaynak olması ve en az kredi tutarının 1,5 katı kadar geçerli teminat ( ipotek ) verilmesi gerekliliğidir. Bir diğer zorluk ise, yatırımcının iyice karmaşık hale gelen bu yol haritasında, bu iş ve işlemleri yapmak için doğru profesyonelleri bulması ve onlarla yapacağı çalışmada doğru adresi seçebilmesidir. Rehberin, Tarımsal Mühendislik hizmetlerini destekleme kapsamı dışına bırakması ve bu şekliyle yatırımları piyasanın spekülatif ortamına bırakması son derece yanlıştır. Kolaycı bir yol olarak seçilen bu durum, aslında kamunun iş yükünü artıracak, kamunun bir şekliyle kirlenmesi olasılığına çanak tutmuş olacaktır. Oysa Bakanlık “7472 sayılı Ziraat Mühendisliği Kanunu ve buna dayalı Tüzüğün 8. Maddesindeki hükümleri dikkate alarak ve tarım camiası dışındaki tüm Mühendislik disiplinlerinin uyguladığı, 6335 sayılı TMMOB Kanunu ve buna dayalı tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde, bu yükümlülüklere haiz, Tarımsal Mühendislik firma veya gerçek kişilerini bu işle yetkili kılabilir ve yatırımcıların, piyasada içinden çıkılamaz durumda olan bu hizmet alanından, zarar görmesini önleyebilirdi. Bütün yasal, teknik dayanaklara ve piyasada bu husustaki bilgi ve yeterlilik kirliliğine rağmen, Bakanlığın bu hususu önemsememesi son derece acıdır. Bakanlık, kendi meslek mensuplarına ve dolayısıyla yatırımcısına ve belki hepsinden önemlisi kendi planlaması olan rehber amaçlarının başarı ile sonuçlanması hedeflemesine en basit haliyle kayıtsız kalmıştır. Daha acı olanı, İl Yürütme Birimlerinde Bayındırlık Bakanlığından bir İnşaat Mühendisi görevlendirmesidir. Bakanlık, “ Tarımsal Yapılar, Tarımsal İnşaat” ve Tarımın Mühendislik nosyonunu yok saymış veya kendi kamu personelinin bilgi birikim düzeyine güvenmemiştir.

      - Rehber, müracaat ve kabul sonrasında, Uygulama Projeleri için 1 aylık bir süre öngörmektedir. Bu süre kanaatimizce kısadır. Bu süre zarfında, özellikle yeni kurulacak işletmeler için, o işletmeye özgün bir proje hazırlanması, hazırlayıcının yeterli niteliklere sahip bir gerçek kişi veya firma olmasına bağlıdır. Yine rehber, inşaat yapım ruhsatı, tarımsal nitelikli yapılar izni, Toprak Kanunu izni, ÇED raporu, DSİ, Karayolları, Kültür Kurumları, Özel İdare ve ilişkili birçok kurum ve kuruluştan alınması zorunlu olan izin ve ruhsatların alınmasını Hakediş aşamasına ötelemektedir. İlk bakışta yatırımcıya kolaylık gibi görülen bu durum, aslında yatırımcı için büyük riskler taşımaktadır. Bu izin ve ruhsatların alınmadığı, işletmenin kurulacağı arazinin mühendislik ve konum analizlerinin yapılmadığı bir varsayım üzerine nasıl proje hazırlanacaktır? Ve ya hangi mühendislik aklı bu durumda bir proje üretmeye yetkindir? Varsayımlara dayalı projelerin uygulama şansı ne kadardır? Kaldı ki, Bakanlığın başka bir merkez birimi, bu hususta birçok sıkıntılar yaşamış, kabul ettiği-uygulanabilir dediği birçok projeyi iptal etmek zorunda kalmış, yatırımcılar ve kamu otoritesi zarar görmüştür. Bu haliyle proje hazırlayan ve sadece alacağı parayı düşünen Mühendislerin varlığı ve bu nedenle piyasanın kirlenmiş olması, ayrı bir üzüntü verici durumdur.

      Sonuç olarak; uygulama bir yıllık bir geçmişe sahiptir. Rehber, doğal olarak, kamu maliyesinin haklarını korumayı öncelemektedir. Yatırımcıların, olası suiistimallerinin önlenmesi için gerekli tedbirleri öngörmüştür. Gerek sektördeki ve gerekse de sektöre dışarıdan gelecek yatırımcılar için kamçılayıcı bir rol üstlenmiştir. Ancak, sektör gerçeklerini ve sorunlarını, bütünsel bir yaklaşımla tam olarak karşılamak konusunda çekimser davranmıştır.

      Yatırımcılara, sübvansiyonlu kredilerle birlikte yatırım yapma şansını vermektedir. Bu durum, özellikle sektöre yeni girecek veya yeni işletme kuracak yatırımcılara, en az üçte bir oranında bir hibe desteği sağlamaktadır. Yatırımların kalan kısmının % 75’nin de, sıfır faizli kredi ile yapılabilme şansının olması, olumlu bir durumdur.

      Uyarımız ve önerimiz; yatırımcıların uygulama, projelendirme, izin, ruhsat, gerçekleşme ve yürütme aşamalarının her hangi birinden geri dönmemesi ve/veya bir şekliyle dahi olsa, bu desteklerden faydalansalar bile, planlama hataları nedeniyle ileride işletmelerinin sürdürülebilirliğinin kesintiye uğramaması, doğru profesyonellerle çalışmasıdır. Bu hususta gerekli hassas araştırmaları yapmalarıdır.

      Saygılarımla,

Ergin KAHVECİ
Livane Zırai Mühendislik ve Dan. Ltd. Şti.
ANKARA
0312 2852585
0532 4270366  
 
 
  ©2011 Livane Tarım Web Master. Tüm Hakları Saklıdır.
Tel: 0 (312) 285 25 85 Cep: 0532 427 03 66